Yazı Detayı
18 Mayıs 2020 - Pazartesi 15:49 Bu yazı 367 kez okundu
 
FİTRE İLE FITRATA DÖNÜŞ
Bedia KARTAL
 
 

 

     Fitre, yani ” fıtır sadakası” fıtrat( Yaradılış) kelimesinden gelmektedir. Yaratılış sadakası anlamına da gelir. Hicretin ikinci yılında Şaban-ı Şerif ayında maddi imkanı olan her müslümana hem kendisi hem de velayetindeki insanlar için vacip kılınmıştır.

     Fıtrat, yani insanın yaratılışı temiz ve günahsızdır. Bunu yeni doğmuş bir bebeğin masumiyetinden anlayabiliriz. Her insan özünde iyidir, masumdur. Sonrasında insanlar, para, hayat şartları , yetişme tarzımız vs. bizleri değiştirir ve şekillendirir.

     Ancak müslümanlar Ramazan-ı Şerif geldiğinde özlerine dönerler. Oruç tutarak açların halini anlar, Kuran-ı Kerim okur, mukabele ve teravihte sosyalleşir, yardimlaşır, sadaka, zekât ve iftarlarla kardeşini sevindirir, âdeta fıtratına, özüne döner.

     Hatta eskiler Ramazan Bayramına  “Fıtır Bayramı” derlerdi. Yani insanın özüne döndüğü, fıtratındaki gibi masum ve temiz olduğu ayın bayramıdır Ramazan Bayramı. Fıtır sadakası işte bu öze dönüşün bir parçasıdır aslında.

     O halde fitre Allah'ın bizi İslam fıtratı üzere yaratması, Ramazan-ı Şerife ulaştırıp oruç tutmaya imkan vermesi, bununla ibadetimizi tamamlaması, çoluk çocuğumuz, vatanımız ve milletimiz ile bayrama kavuşturması nimetlerine teşekkür en verilmesi vacip olan sadakadır.

     Şu salgınla uğraştığımız, kimsenin kimsenin halinden gerçekten haberinin olmadığı günde “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” diyen bir peygamberin ümmeti olarak fitre,  sadaka ve yardımlaşma bambaşka bir önem kazanır.

     “Benim çok malım yok, ne vereyim ki, az versem de ayıp olur.” diyene örnektir ki: Sahabe'den Ümmü Büceyd : “Ya Resulallah Allah'ın Salat ü selâm üzerine olsun bazen bir fakir geliyor kapımın önünde bekliyor da ona verecek evde hiçbir şey bulamıyorum” demişti. Rasulullah efendimiz de ona “Vermek için bir koyunun tırnağından başka bir şey bulamazsan bile fakiri boş çevirme.” Buyurdular. Yani kendinde ne varsa az ya da çok paylaş. Bu senin malını da, özünü de, yani fıtratını da temizler. Ayrıca sadaka şükürdür. Şükür de ayette geçtiği gibi çoğaltır malını sağlığını ve huzurunu bereketlendirir.

     Zekat iki çeşittir: malların zekatı ve bedenlerin zekatı. Fıtır sadakası bedenlerin zekâtıdır. Şu salgın günlerinde bir fakirin yardıma ihtiyacı olduğu kadar bizim de bedenlerimizin zekâtını vermeye ve sağlıklı kalmaya gayret göstermeye ihtiyacımız vardır.

     İbn-i Mesud “sadakayı emreden ayet nazil olunca biz sadaka vermek için hamallık yapardık.” buyurarak Peygamber Efendimiz devrinde yardımlaşmanın ne büyük fazilet olduğunu bize anlatır. Keşke Rasulullah yeniden gelse, ona bugünlerde ne çok ihtiyacımız var dediğimiz şu zamanda O’nun Ashabı gibi davranmaya çalışmak, boynumuzun borcudur. Zira müminler birbirini sevmekte ve merhamet etmekte bir bedenin uzuvları gibidir. Herhangi bir uzuv rahatsız olunca bütün beden müteessir  olur.

     Aslında sadaka, hayır ve yardımlaşma dediğimiz şey kişinin malındaki bir eksiklik değil, bilakis dünya malını ahiret azığına çevirmektir. Bugün altına çevrilip bire 10 veren para gibidir ki ayet-i kerimede malını  “Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren her başakta 100 tane bulunan bir tek tane gibidir.” Buyurularak buna işaret edilmiştir.

     Fıtratın diğer bir anlamı da mutlak yokluğun yarılarak içinden varlığın çıkmasıdır. Sıradan bir mal olan varlığımızın Allah yolunda bir fakire harcanması ile ölümsüz bir varlık halini almasıdır aslında fitre...

     İbn-i Abbas “Allah resulü insanları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırıp yoksula yiyecek sağlamak için fitreyi farz kıldı.” buyurarak paylaşılan malın hem manevi bir temizlik hem yardımlaşma hem de oruçlu için rahmet olduğunu anlatır. Zira sehiv secdesi namazın eksiğini tamamladığı gibi fıtır sadakası da orucu tamamlar.

     Sonuçta bu öyle bir nimettir ki hem malı temizler, hem ibadeti tamamlar, hem verdiğin bire bin veren bir yatırıma dönüşür ve hem de belki bir fakirin ihtiyacını karşılar da senden, benden, bizden hiçbir şey silmez. Allah o malı fazlından çoğaltır.

    En nihayetinde atalarımızın da dediği gibi;”Ne verirsen elinle o gelir seninle...”

 

                                                                                                                      Bedia KARTAL

                                                                                                                              VAİZ

 

Dua:

'' Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ibadete layık ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Ezelde sana verdiğim sözümde ve vaadimde hala gücüm yettiğince durmaktayım. İşlediğim kusurların şerrinden Sana sığınırım. Bana lutfettiğin nimetleri yüce huzurunda minnetle anar, günahımı itiraf ederim. Beni affet, şüphe yok ki günahları Senden başka affedecek yoktur!''      (Buhari, Deavat 2, 16)

Ayet:

O halde sen hanîf olarak bütün varlığınla dine, Allah insanları hangi fıtrat üzere yaratmışsa ona yönel! Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. İşte doğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler. (Rûm: 30-32)

Hadis:

İbn Abbâs şöyle demiştir: “Resûlullah (sav) hem oruçluyu (işlediği) faydasız fiillerden ve (söylediği) kötü sözlerden temizlemek, hem de fakirlere gıda (temin etmek) üzere fıtır zekâtını farz kıldı. Artık kim bunu bayram namazından önce öderse, o makbul bir zekâttır. Kim de bunu bayram namazından sonra öderse, o sadakalardan bir sadakadır.” (D1609 Ebû Dâvûd, Zekât, 18; İM1827 İbn Mâce, Zekât, 21)

Fetva:

Soru: Zekat vermek kimlere farzdır?

Cevap: Akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına gelmiş bir Müslüman, bir yıllık borcu ve asli ihtiyaçlarından başka artıcı nitelikte nisap miktarı mala sahip olduğunda, dinen zengin sayılır. Kişi, bu birikiminin üzerinden bir yıl geçince zekât vermekle yükümlü olur ve yılın sonunda elde bulunan birikimin –nisap miktarının altına düşmemek kaydıyla- kırkta birini (% 2,5) zekât olarak verir. Artıcı nitelikteki mallar, altın, para ya da ticaret mallarıdır. Söz konusu mallar 80.18 gr. altın değerine ulaştığında, zekât için gerekli olan nisap miktarına ulaşmış olur.

Nükte:

Davete İcabet

Bir gün bektâşîye niçin oruç tutmadığını sormuşlar:

"Vallahi tutmak isterim ama halim, mecalim yok" demiş.

"Peki iftara çağrılırsan gider misin?" demişler.

"Aaaa. Tabii ne yapar, yapar giderim" demiş.

"Canım bu nasıl olur? Allah'ın emrini dinlemiyorsun da, kulların davetine icabet ediyorsun" diye sitem edilince de:

"Eee, Cenab-ı Hak, merhametlilerin en merhametlisidir. Kullarının günahlarını affedebilir. Fakat insanlar en küçük ihmalde güceniverir. Bunun için davetleri kaçırmam" cevabını vermiş.

27 Ramazan 1441

20 Mayıs 2020 Çarşamba

İmsak:    03:20

Güneş:    05:08

Öğle:    12:38

İkindi:    16:34

Akşam:    19:58

Yatsı:    21:39

İftar Duası: “Allah’ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana inandım ve sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım ve Ramazan ayının yarınki orucuna da niyet ettim. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!”

Fitre: 27 TL.

Nisap Miktarı: Altın: 80,18 gr.

 

 

 

 

 
 
 
Etiketler: FİTRE, İLE, FITRATA, DÖNÜŞ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı